Salı, Ağustos 02, 2016

Korku ve Cıvıklık

-Ben Allah'tan korkarım.

+Herkes korkuyor Allah'tan!

Allah kelimesini ağzınızda sakız yapmışsınız, çiğniyorsunuz. Utanmazlar.

Pazartesi, Ağustos 01, 2016

ASRIN İSLAM ÖNCÜSÜ



"Kızların, orta mektebe, lise mektebine, üniversiteye gitmesi katiyen Allah katında yasaktır. Bak katiyen diyorum size. Erkeklerin inşallah kafir olmamak şartıyla..."

Allah ile nasıl aldatılır, Allah'a nasıl iftira atılır kendiniz duyabilirsiniz. Hatta daha fazlasını duymak istiyorsanız, konuşmanın tamamını izleyin.

Üniversiteye gitmiş, okumuş hanımefendilerin Allah katında yeri yok alttaki "asrın müceddidi" Mahmud efendi dedikleri insan için.

Yine bu "asrın en üstün islam alimi, öncüsü, yol göstericisi" Adem peygamberimiz ve Havva anamızın cennetten, dünyaya gönderilmesinin sebebini kadına buluyor fakat ardından esas sebebi olan, "kendi kendimize zulüm ettik, nefsimize uyduk" cümlesini söylüyor. Yani ne söylediğinin farkında değil ve bu adamın günümüzde binlerce müridi var.

Açın gözlerinizi de, kimleri takip ettiğinize, farkında olmadan kulluk ettiğinize bakın.

Dönüşüm!



  Bu camilerde; müslümanların cami dışında asalak gibi dolaşmaları, bön bön etrafa bakmaları, milletin karısını ve kızını dikizlemeleri, sürekli bir alevlenme veya olay çıkartma eğilimde olmaları, suçu daima karşı tarafa atmaları, asla ama asla okumamaları, hayatları boyunca ne günah işlerlerse işlesinler sürekli bir kurtarıcı tarafından kurtarılacakları hakkında vaazlar falan mı veriliyor ya? Hatta, "Bakın siz Kur'an'ı okuduğunuzda zaten anlayamacaksınız, biz size okuyoruz, anlatıyoruz. Siz açmayın. Zaten sizin aklınız bunlar kaldırmaz, siz sadece Allah'ın üzerinize farz kıldıklarını yapın gerisini boşverin." telkinleriyle gençler mi yetiştiriyorlar?

  Niye müslümanların çoğu aşırı kindar, ikiyüzlü ve kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor?
Önce aynaya dönüp, nasıl bir müslümanız diye, ardındansa Kur'an'ı açıp nasıl bir müslüman olmamız gerekiyor diye bakmamız şart! Yoksa Yüce Allah'ın AKIL dediğimiz mükemmel nimetini kullanmadığımız için, üzerimize daha çok pislik yağdırır.

Demokrasi mi?


 Az önce ortalama yedi dakika bir marketteydim ve o süre zarfı boyunca bir kanalda haber yayını yapılıyordu. Abartmıyorum, yedi dakika boyunca haberi, "Sayın başbakan ve kılıçdaroğlu bir saat sonra üç saat gecikmeli olarak buluşacaklar ve bu toplantı ortalama kırk beş dakika sürecek..." diye uzata uzata zırvaladı.

  Ulan insanları öküzleştirdiğiniz yetmedi mi? Kime ne bir saatten, kırk beş dakikadan, üç saatten? Kimin umrunda? Utanmadan insanları, "hiç soru soramaz ve düşünemez" hale getirdiniz. Birkaç gündür şehit haberleri başladı yine lâkin yatıp kalkıp demokrasi nöbeti dediğiniz için ekranlara neredeyse yansımadı bile.

  Derdiniz gerçekten demokrasi, vatan, iman, ümmet elden gidiyorsa lütfen gidiniz nöbetinizi şehit ailelerinin, yetim kalan çocuklarının memleketinde tutun. Kızılay'a inip, zikir çekmek ümmeti ve vatanı kurtarmıyor.

Bu Kitap okunmadığı sürece, bu akıl kullanılmadığı sürece, atalarınızın dinine devam ettiğiniz sürece Yunus 10:
"Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır."

Cuma, Temmuz 29, 2016

Modern Kölelik


Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla...

  Günümüzde, gelmiş geçmiş en iyi imkanlara sahip olan ve bu imkanları oldukça kaliteli kullanan ve en fazla bilinen tarikattır Hollywood. Ha birçoğunuz onu tarikat olarak belki ilk defa okuyor, hatta bu ilk defa okuyanlar için oldukça gülünç gelebilir.

Aşırı takipçiye sahipler ve bu takipçilerini uyutmayı ve uyuşturmayı oldukça iyi biliyorlar.

  Eğer son dönemlerde çıkan filmleri biliyorsanız, bu tarikatın bugünlerde dünyada olan olayları aylar öncesinden insanların psikolojilerine yerleştirdiklerini anlarsınız. (Hatta bir bakıma yıllardır.)
Örneğin; Superman vs. Batman, Avengers: Civil War (Yenilmezler: İç Savaş), X-Men: Apocalypse (X-Men: Kıyamet) gibi hitap ettiği kitle neredeyse dünyanın tamamı olan filmler. Hepsi geçtiğimiz aylar içerisinde vizyona aktarıldı.

  Bu filmlerin hepsinde; önceden dost olanlar ikiye bölünerek kendi aralarında savaşlara giriyorlar, hepsinde. Zihinlerimizi neye hazırlamak istediklerini siz düşünün...

  Arkadaşlar bu savaş bir psikoloji savaşıdır, kesinlikle zihnen ayık olmak gerekiyor. Okumak ve araştırmak gerekiyor. Birçok insan bu söylemlere katılmaz dahi, çünkü bilmiyorlar, araştırmadıkları yetmiyormuş gibi kendilerine gelen bu bilgileri dahi doğru-yanlış, iyi-kötü süzgecinden geçirmek istemiyorlar. Dikkat edin, böyle insanlardan olmayın. Savaşın en tehlikelisi beyinlerimizde oynanıyor, neden sorgulamıyorsunuz? Ben size söyleyeyim; çünkü bizim Kuran ile olan ilişkimiz artık o kadar sömürülmüş ki, her şeyimiz sadece yüzeysel.

Soru, yok! Algı, yok! Düşünme yetisi, yok! Peki ya sonuç? Hak getire...

Bunlar yerine ne var?

Otur sure ezberle! Akşam yatmadan önce yedi defa şu sureyi oku ve sabaha kadar o gece yanında 70 melek sana eşlik eder! Abdesti, tek kılın dahi kuru kalmayacak şekilde al!

  Arkadaşlar, yapmayın. Gerçekten yapmayın. Bırakın insanları sürekli belli sıfatlara koymayı, dönün bir aynaya bakın. Siz dini böyle mi yaşıyorsunuz? Yüce Allah'ın, Kuran'da biz müslümanlara, peygamberlerin hayatları ile anlatmak istediği şeyler bunlar mı? Yahu gerçekten müslümanlığı; abdest almak, kendini bir yere kapatıp saatlerce namaz kılmak, oruç tutmak, yetime yardım etmekten ibaret mi görüyorsunuz? Bunları yaptık, hooooop tamam, bitti. Daha önce yine yazmıştım, "hiç düşünmez misiniz? hâlâ mı düşünmeyecekler? hiç mi akıl etmezler?" soruları, namaz ibadetinden daha çok geçiyor. Ha bunu yazdığım için "Bu çocuk sapıtmış." diyebilecek zihin yoksunları elbette çıkacaktır, Allah yardımcımız olsun.

  Yahu siz, yüce Allah'ın Bakara 260'ta İbrahim peygamberimiz vesilesi ile bizlere KALPLERİMİZ TAMAMEN İMAN EDENE KADAR SORU SORABİLECEĞİMİZİ GÖSTERDİĞİNİN FARKINDA MISINIZ?

Bakara 260:
"Hani, İbrahim de şöyle yakarmıştı: "Rabbim, göster bana, nasıl diriltiyorsun ölüleri?" "İnanmadın mı?" diye sordu. "İnandım, dedi, ancak kalbimin tatmin olması için..."

  Kuran'ı açın da, şu mükemmel kitabın sırf insan ahlakı ve toplum ahlakı üzerinde ne kadar durduğuna bakın. Hepimizin kendimize neden müslüman olduğunu sorması gerekiyor, neden bu dini seçtiğini veya kendisi üzerinde bulduğunu sorması gerekiyor. Akıl, Allah'ın en mükemmel nimetlerinden bir tanesi çok şükür...

  Açın ramazan ayında televizyonu ve oruç ile alâkalı sorulara bakın! Bugün biz müslümanlara ramazan ayı veya oruç denildiğinde aklımıza gelen ilk şey SAHUR, İFTAR, AÇ KALMAK, YEMEK oluyor. Subhanallah...

Müslümanlar henüz orucun göz, kulak, ağız, duygular, nefs ile tutulduğunun bilincinde değiller! Çünkü eğitim sistemi beyindeki tüm algıları öldürmüş. Gidin bu insanların çoğuna sorun, Kuran'ın o mübarek ayda inmeye başladığını dahi bilmeyenler çıkacak. Kendimize ve bu ümmete gerçekten yazık ediyoruz. Bakın size geçen gün yazdığım bir yazının içindeki ayette fark ettiğim bir şeyi göstereceğim.

Hac 78:
"...Allah sizi, önceden de şu Kitap'ta da "Müslümanlar/Allah'a teslim olanlar" diye adlandırdı ki, resul sizin üzerinize bir tanık olsun, siz de insanlar üzerine tanıklar olasınız..."

  Allah'ın üzerimize koyduğu şu görevin yüceliğine tanıklık etmemiz şart! Öncelikle sevgili peygamberimizin (Allah'ın selamı onun üzerine olsun.) bizim üzerimizde tanıklık edeceğini ve ardından BİZ MÜSLÜMANLARIN diğer insanlar üzerinde tanık olacağımızı buyuruyor. Bu ayeti anlarsak gerçekten hayatımızda bir şeyler değişecek, en azından benim değişti.
Yani hesap günü geldiğinde, Allah, bizi müslümanlığı niye böyle tanıttığımıza ve böyle kafa kesilerek, bomba patlatılarak, mânâsızca yerlerde tekbir getirilerek, çirkin işlerde tanıtılmasına izin verdiğimizin hesabını bizden soracak! Ve inanın bana çoğumuzun buna verebileceği zerre kadar cevabı yok. Kendimize yazık ediyoruz.

Açın şu aklınızı, bu işin yaşı başı yok, toplum iyice bozulmadan önce kendimizi düzeltmemiz şart! Müslüman olarak bunu yapmamız şart!

Sağlıcakla kalın...

Cuma, Temmuz 15, 2016

Vantage Point

Allah'ın muazzam hediyesi olan hayata kesinlikle geniş açıdan bakmamız lazım. Yoksa anlık yapılanların peşinden koşarken tüm hayatın kendisini kaçırıyoruz. Yani 25 yılımı 10 dakika için harcamak gibi...


Saçmalıklar Üzerine

İnsanoğlunun, başta kendi yaratıcısı olmak üzere; neden varolduğunu, bu dünyada ne yapacağını, nereye gittiğini ve ne kadar ilerlediğini, etrafında kimler olduğunu, kime ne anlatacağını veya anlatmayacağını kestirebilmesi için kesinlikle yalnız olması gerekiyor, her zaman değil, ara ara. Yalnızlık neden yaşadığımızı bize sorgulattırıyor. Gerçi, Allah olduğu sürece ne kadar yalnız olabiliriz ki? Bu beni çok huzurlu ve mutlu kılıyor. Hayatımdaki paha biçilemez duygularımı insanlara dayamaktansa Allah'a dayanırım, O bana her zaman doğru olanı gösteriyor. Allah'a şükürler olsun.